Indie Geliştiriciler için Pazarlama Ne İfade Ediyor?

Nisan 04, 2019 -

Indie (Ana Akım Oyun Sektörünün Dışında Olan Bir Yayıncıya Bağlı Veya Ait Olmayan) geliştiricilerin başarısız olma eğiliminde olduğu ana alanlardan biri pazarlama ve sosyal medya yönetimidir. Şu bir gerçektir ki hiç kimse sizi duymadıysa oyununuzun ne kadar iyi olduğu önemli değildir. Her yıl oyun piyasası değişiyor buna paralel olarak ilk oyununuzu nasıl sunacağınız konusunda düşünmeniz gerekenler de bir değişim geçirmekte.

Temeller:

Neyse ki oyunun pazarlanmasında temel adımlar aynı kalıyor. En azından oyununuz ya da şirketiniz için bir tür tanıtım sayfasına ihtiyacınız var. İnsanlara iletişim e-postaları, ekran görüntüleri vb. Gibi temel bilgileri veren bir basın kiti sayfası da mutlaka bulunmalıdır.

Bir sonraki adım, bir tür sosyal medya mevcudiyetine sahip olmaktır: Facebook grubu, Instagram, Twitch, YouTube, vb. platformları kullanmayı tercih edebilirsiniz ancak burda dikkat etmeniz gereken olgu birden fazla platform ile çalışmanın indie geliştirici düzeyinde olan geliştiricileri yorabileceğidir bu noktada kendinizi esnetmeye dikkat etmelisiniz eğer bir platformda sürekli olarak paylaşımda veya iletişimde bulunmanız gerekir ise bu indie geliştirici düzeyinde olan kişilerin diğer platformlar ile etkileşimini zora sokacaktır.

Temel bilgiler söz konusu olduğunda basit bir kural vardır: “İnsanların sizi bulabilmesi gerekiyor”. Oyununuz için yalnızca bir Steam forumuna veya mağaza listesine sahip olmak yeterli değildir. Bir örnek vermem gerekecek ise iki ay önce bir indie geliştirici ile iletişim kurmak istemiştim ancak geliştiriciye ait iletişim bilgilerini bulabilmek için harcadığım zamanı hatırlamıyorum.

Bir indie geliştirici olarak sosyal medyanın önemi bu noktada ortaya çıkıyor, insanların sizi kolay şekilde bulabilmesi ve iletişime geçebilmesi için size ve oyununuza ait bir profil oluşturmaya başlamak en doğrusudur. Bununla birlikte indie geliştiricilerin başarısız olma eğiliminde olduğu başka bir alan olmakla beraber bu alanda sorulması gereken bir sonraki soruda, indie geliştiricilerin pazarlamaya ne zaman başlayacağı konusudur.

Ne Zaman Başlamalı:

Geliştiricilerin karşılaştığı yaygın bir sorun ise, oyunlarını geliştirirken pazarlamaya çalışmalarıdır. “Oyunu yapmakla meşgulüm, onu nasıl pazarlayacağım?” şeklinde sıkça söylenirler. Bu noktada en uygun hedef, işlerin karışmaya başlamasından ve daha fazla girdi olmadan önce yeterince pazarlama yapmaktır. Pazar ve platformdan bağımsız olarak ortaya çıkan en başarılı oyunlar sadece geliştirici tarafından yayımlanan herhangi bir bilgiye dayanarak buzz(duyuru-dedikodu) ortaya çıkar. Bu da olumlu geri bildirim döngüsü için birçok başarının önemli bir parçasını oluşturur.

Indie geliştiricilerin pazarlamaya bakışını tanımlamak için bu ekran görüntüsünü kullanmayı uygun olacaktır

Sorun şu ki, üzerinde uzun emekler verdiğiniz oyununuzu bu noktaya nasıl getirebiliyorsunuz? Basitçe söylemek gerekirse yukarıdaki resimde bulunan duruma düşmemek için oyununuzda pazarlama yapmayı bekleyemezsiniz.

Kelimenin tam anlamıyla PR yapmaya başlamak için lansmandan bir hafta öncesine kadar bekleyen geliştiricilerle iletişimde bulundum. Ve anladım ki pazarlama yapmak için o kadar beklemek genellikle başarısız bir oyunla ve kötü satış rakamlarıyla sonuçlanmakta.

Pazarlama ile ilgili mesele, oyun resmen duyurulmadan çok önce hype ve buzz'lar oluşturmaya yani kitle oluşturmaya çalışıyor olmanız ile alakalıdır. İnsanların oyununuz hakkında konuşmaya ve mümkün olduğu kadar erken zamanda heyecanlanmaya başlamalarını istemeli ve buna odaklanmalısınız. İkincisi ise geliştirdiğiniz oyununuz için gurur duyduğunuz bir şeyin var olmasıdır bu noktadan sonra oyununuzu anlatmaya ve insanlara göstermeye odaklanmalısınız.

Bu duruma bir örnek vermek gerekirse Darkest Dungeon ile Redhook Games ilk altı ay boyunca kickstarter'larına hazırlandılar ve trailer yayınlamadan, hayranlarıyla konuşmadan ve gelecek olan oyunlar konusunda insanları heyecanlandırmadan bir yıl kadar zaman kaybettiler.

Buda bize gösteriyor ki pazarlamanın artık bir mazereti yoktur. Dijital video oyunu dünyasını incelediğinizde çok fazla kaliteli oyun görmekle beraber bunlardan azımsanmayacak bir çoğunluğa sahip oyunların istenilen karı yakalayamamış olduğunu göreceksiniz bu durumun temel nedeni bu kaliteli oyunların iyi pazarlanamamasından kaynaklanmıştır.

Bu noktadan devam edersek, pazarlama söz konusu olduğunda diğer bir efsane hakkında konuşmak istiyorum.

Influencer Etkisi:

Son birkaç yılda, video oyunları ve pazarlama söz konusu olduğunda “influencer culture” ün büyümesine şahit olduk. Bu nokta geliştirilen düşünce gayet basittir bu da genel olarak pazarlama bütçeniz dahilinde oyununuzu oynamaları veya tanıtmaları için Pewdiepie veya Markplier gibi büyük sosyal medya fenomenlerine göndererek bu isimlerin oyununuza olumlu yorumlar yapması ve onu tanıtması üzerine kurgulanmış bir pazarlama stratejisidir.

Ancak şahsen influencer ların insanların inandıkları kadar pazarlama gücüne sahip olduklarını hissetmiyorum. İnfluencer kültürünün tek amacı bunu bir iş olarak görmeleri ve indie geliştiricilere destek sağlamaktan ziyade daha çok para kazanmak istemeleri.

Bu konuda tıpkı bir tavuk ve yumurta ikilemi olduğunu söyleyebilirim. Bir oyun bir influencer onu övdüğü için mi başarılı oldu ya da oyun zaten başarılı olmakla beraber influencer büyük bir komisyon oranında oyuna dahil(reklam yüzü) mi oldu?

Yine örnek vermek gerekirse Ninja veya Dr. Disrespect gibi influencer lar Fortnite oynamak veya 100'den az incelemeye sahip yepyeni bir indie oyunu oynamak arasında seçim yapmak zorunda kalsaydılar, hepimiz hangi oyunu oynayacaklarını biliyoruz.

Pazarlama Meselesi:

Günün sonunda oyununuzu sizin için satacak dış etkenlere güvenemezsiniz. Bu konuda Mağazaların oynadığı rollerle ilgili olarak daha büyük bir tartışma var, ama bu bir sonraki yazılara kadar beklemek zorunda kalacak. Birisinin oyununuzu pazarlamaya odaklanması gerekiyor bu sizin ya da çalıştırdığınız kişinin oyun pazarlama odaklı olması anlamına geliyor

Başarı, bu sektördeki başarıyı doğurur ve herkes kendini pazarlayan bir oyunun hayalini kurarken, bu durum asla gerçekleşmez.