Marka Elçisi Mi Influencer Mı? Hangisini Seçmeli?

Mayıs 17, 2018 -

Günümüzde içerik pazarlaması ve bu doğrultuda gerçekleştirilen reklamlar basılı reklamlara göre çok daha verimli. Dünya, yeni teknolojilerle birlikte değişirken reklam yöntemleri de değişiyor. İnsanlar artık sosyal medyada çok daha fazla vakit geçirir hale geldiler ve neredeyse haber akışındaki reklamların dahi farkında değiller. Peki, hal böyle iken onlara ulaşmanın yolu nedir?

Aslında cevabı basit. Binlerce, hatta milyonlarca takipçisi olan popüler birini bulun ve onun sayfasına reklam verin.

İnsanların yüzde 70’i internetteki geribildirimleri, yüzde 90’ı ise arkadaşlarının yada tanıdıklarının önerilerine güveniyorlar. Bu mantıktan yola çıktığınızda reklamlarınızı bir instabloggerın sayfasında yayınlarsanız hedef kitleyi yakalama olasılığınız yükseliyor. Çünkü, internetteki influencerları onların fikirlerini paylaşan ve benzer ilgi alanlarına sahip kişiler takip ediyorlar. Dolayısıyla, size yakın konularla ilgilenen influencerlarla işbirliği yapmak, sizi de hedef kitlenize daha kolay ulaştırıyor.

Büyük firmalar ise bu bağlamda daha büyük yıldızlarla çalışmayı tercih edebiliyorlar. Örneğin Huawei, marka elçileri olması için Hollywood yıldızlarından Scarlett Johansson ile Henry Cavill’i seçmişti. Sonuç olarak marka daha fazla tanınır hale geldi ve satışları da olumlu yönde etkilendi. Ancak, bir marka elçisi oluşturmak çok pahalıya mal olabilir. Peki, bu kadar büyük bütçeler ayıramayacak olan firmalar ne yapmalı?

Geleneksel reklam modelleri ile devam edebilirsiniz, ancak hedef kitlenizi analiz edip, bu hedef kitleye hitap edecek, takipçileri üzerinde ciddi etkileri olan influencerlar ile de işbirliği yapmanız mümkün.

Bir influencer tarafından paylaşılan post, bir ünlü tarafından gerçekleştirilen bir paylaşıma kıyasla daha ucuzken, aynı zamanda çok daha fazla bir etki de oluşturabilir. Özellikle de konuyla doğrudan örtüşmediği halde sadece ünlü olduğu için biriyle çalıştığınız durumlarda, konu ile çok daha fazla ilgisi olan ama ünlü birine kıyasla çok daha az takipçisi olan biriyle çalıştığınız zaman daha fazla etki oluşturacaktır.

Peki bir Influencer Nasıl Seçilir?

Öncelikle, bu konuda faydalanabileceğiniz bir takım araçlar bulunuyor. Ancak, çok temel olarak bakılması gereken parametrelerin bazılarından kısaca bahsedelim. Öncelikle, bir influencer hakkında karar verirken yalnızca takipçi sayısına bakmayın. Aynı zamanda sayfasındaki faaliyetleri de dikkate alın. Örneğin postlar, takipçi sayısının yüzde 2 ila 7si tarafından beğenildi ise ve de diğer influencerlar ile kıyaslandığında postlara gelen yorumların da oranı ortalama seviyede ise çalışabileceğiniz bir influencer olarak değerlendirmeniz mümkün.

Bu konuda Markerly’den Sarah Ware’in deneyimi, reklamlarınızı ünlülerin sayfalarında yayınlamak yerine fazla sayıda influencer ile çalışmanın daha avantajlı olduğunu gösteriyor. Bir marka, ürünlerini Kardashian ve Jenner kız kardeşlerin sayfalarında reklam olarak yayınladı. Aynı zamanda da 40’a yakın influencerın sayfasına reklam verdiler. Yapılan deneyin sonucunda daha az sayıda takipçiye sahip olan influencerların sayfalarında yapılan reklamın, ünlülerinkine kıyasla çok daha verimli olduğunu gösterdi. Yapmanız gereken, size özel hashtaglerle gerçekleştirilen postlara bakmak ve bu hashtagle paylaşım yapan, yeterli sayıda takipçisi bulunan influencerlara ulaşmak.

Tabi ki son tavsiyemizde konu ile ilgili anahtar kelimeleriniz ile bölgenizde Google’da arama yapmanız.

Kısaca özetlemek gerekirse marka elçileri ya da ünlüler ile çalışanların, onlarla işbirliği yapmalarındaki en büyük sebep prestij yada ilkeleri. Yine de, rakamlar şunu gösteriyor: gittikçe daha fazla marka, önerilerine dikkat eden ve onlara güvenen sadık kitleye sahip olan influencerları işbirliği yapmak için tercih ediyor.